Haya
5/11/2007
Bismillah...
Haya Çekingenlik ve utanmanın yanı sıra, Allah korkusu, Allah ın istemediği şeylerden çekinmek manasına gelir.
Haya; Özü fıtratta olan insana imanla birlikte verilen, iman arttıkça kendiside ve etkiside artan
iman azaldıkça kendisi ve etkiside azalan bir örtüdür. Haya: insanı insan eden insanı olgun eden bir duygudur. Haya insanın manevî süsü Allah'ın insanda görmek istediği en güzel haldir.
Hayâ; nefsin çirkin şeylerden sıkılması ve bunun için kötü şeyleri terk etmesi, hoş ve güzel olmayan bir şeyin ortaya çıkmasından, kalpte meydana gelen bir rahatsızlık olarak ifade edilebilir. Hayâ, herkese nasip olmayacak kadar değerlidir.
Haya aynı zamanda Allah'ın insanda görmek istemediği her türlü kötü huydan da uzak durmak arınmaktır.
Haya” kelimesi hayat’tan alınmıştır. Hayasız hayat olmaz. Bu Yüce Allah’ın üstün ve şerefli kılmayı murad ettiği ruhlarda yerleştirdiği bir huydur. Bu huy kişiyi erdemli davranışlarda bulunmaya iter ve bayağı ve adi hareketleri defeder. Haya insanın özelliklerindendir. Fıtratın bir hasleti ve İslam’ın bir ahlakıdır.
Hayanın muhafaza edilmesi
Hz. Peygamberin (sav) hayaya çok ehemmiyet vermiş ve "Haya imandandır" demiştir
Birşey imandan ise, onu korumak esasında imanı korumaktır.
Demek ki hayanın korunması sonuç itibariyle imanın ve onun uzantısı olan amellerin ama aslında ahiretin korunması anlamına gelir. Ümmet içersinde ilk öne kalkacak duygulardan bitaneside hiç şüphesiz haya duygusudur.
Hayanın sebebi imandır. İman zayıflarsa hayada zayıflar. İman güçlenirse hayada güçlenir.
“Rasulullah, perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi”
Utanma duygusu insanı tutan en erdemli duygudur. Bu duygu erimeye başlamış ise, yok olmaya başlamış ise müminlerde önce yanlışta
normalleşme, sonra yaptığının doğruluğuna inanma, sonra onu savunma ve daha sonrada onun bir inanç ve iman haline getirme duygusu yer alır.
Namaz ve Haya
Ey Muhammed! Sana vahiy yolu ile indirilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Hiç kuşkusuz namaz, insanı iğrenç işlerden, kötülüklerden alı-kor, Allah'ı anmak en büyük ibadettir. Allah ne yaptığınızı bilir. ANKEBUT SURESİ - 45
Çünkü namaz gerçekten kılındığı zaman insanı iğrenç işlerden, kötülüklerden alı koyar. namaz Allah'a bağlanma durumudur. Bu yüzden insan namazla birlikte büyük günah işlemekten, kötülüklere bulaşmaktan utanır, bu şekilde Allah'ın karşısına çıkmaktan sıkılır. Namaz arınmadır, kötülüklerden soyutlanmadır. Kötülüklerin kiri, iğrenç davranışların ağırlığı namazla uyuşmazlar:
Çevre ve Haya
Hz. Peygamber buyuruyor "Kişi arkadaşının dini üzeredir." insan eğer yanlış
kişiyle birlikteyse yanlış yerdeyse yanlışlar onda toplanmaya başlar. Eğer doğru kişiğle doğru arkadaşla birlikteyse ve doğru yerdeyse doğrular onda toplanmaya başlar. Olgun bir hayaya imana ve sonuçta olgun bir şahsiyete ulaşmak için kişi doğrularla birlikte olmalıdır.
"Mümin müminin aynasıdır" Kişi müminlerle birlikte oldukça kendisine ve davranışlarına çeki düzen verir ve ruhunda "hayanın mayalanmasına" yol açar.
Onlar büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da affederler. ŞURA-37-
Haya duygusu kişiyi yanlış işlerden alıkoyar. Efendimiz (sav), "Utanmıyorsan dilediğini yap!" buyururken, insanın fıtratında bulunan haya hissinin nasıl kuvvetli bir otokontrol sistemi olduğuna dikkat çeker.
Hayanın sembolleştiği Peygamberlerden biri olan Yusuf Aleyhisselam, ona yaklaşmayı arzu ettiğinde odadaki putun üzerini örten Züleyha’ya neden böyle yaptığını sormuştu. “Puttan utandığım için” demişti Züleyha. Yusuf Peygamber’in sözleri manidardı: “Sen sahte olan ilahından haya ediyorsun, ya ben Rabbim’den nasıl utanmam!”
yine bir Ayeti kerimede şöğle buyuruyor Rabbimiz
Ey mü'minler, sakın şeytanın izinden gitmeyiniz. Kim şeytanın izinden giderse bilsin ki, o edepsizliği, ahlâksızlığı ve çirkin davranışları emreder. Eğer Allah'ın size yönelik lütfu ve merhameti olmasaydı hiçbiriniz asla kötülüklerden arınamazdı. Ama Allah dilediği kimseleri kötülüklerden arındırır. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir. NUR SURESİ-21-
İffet ve hayâ, utanma duygusuyla beraber çalışır. Topluma baktığımızda, utanma, arlanma duygusu, temizliğin işareti olan iffeti bulmak, bir hayli zorlaşmıştır. Ar damarı çatlamış olmak, tehlikelidir. Çünkü Allah’tan korkmayan, kuldan utanmayan, her türlü kötülüğü rahatlıkla yapabilmektedir. Hayâdan mahrum kişi arlanmaz, utanmaz.
Eğitim ve Haya
Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Her dinin (kendine mahsus) bir ahlâkı vardır, islam'ın ahlâkı da hayâdır."
Hz. Peygamber sahih bir hadiste "Ya öğrenen olun, ya öğreten. Üçüncüsü olmayın yoksa helak olursunuz" diyor.
Bir kişi özellikle gençlik yaşlarından itibaren eğitim sohbetlerine dahil oluyor ve bu konuda ısrarlı oluyorsa, Allah'ın izniyle o kişi Rahman katında iyiler ve salihler listesine yazılır. O kişide edepli bir ruh (incelik) oluşmuştur. Haya bir örtü salih amelse onun göstergesi ve meyvesidir artık.
Mehmet Akif inde dediyi gibi
Haya sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki heryerde
Ne çirkin yüzleri örtermiş, meğer o incecik perde
Resulullah sav buyurdular ki: "Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Haya ise girdiği şeyi güzelleştirir."
Yürüyüşünde tabii ol (ölçülü hareket et) sesini de kıs. Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir. LOKMAN SURESİ-19
İyilik işleyenler büyük günahlardan ve çirkin davranışlardan uzak dururlar. Sadece küçük kusurları olabilir. Senin Rabb'inin bağışlayıcılığı geniş kapsamlıdır. NECM SURESİ-32
Haya etmenin en güzel olduğu birçok yer vardır. Müslüman, konuşunca ağzını kötülüklerden, dilini çirkinliklerden, insanları ayıplamaktan vazgeçmelidir. Kötü sözlerin doğuracağı neticeleri umursamadan ağzına gelen herşeyi söylemek su-î edeptendir.
Hayanın belirtisi şudur
İnsanı, yapılması uygun olmayan şeyler de zorlanır bir durumda veya kendisine layık olmayan şeyleri işlerken yüzünün kızardığının farkına varırsan bil ki o vicdanlı, temizdir, hayalıdır güzel ahlaklıdır
Hayasızlığın belirtiside şudur diyebiliriz
birinin utanmaz, şuursuz alıp verdiğini umursamayan bir vaziyette görürsen ve işlediyi bir hayasızlıktan dolayı yüzü kızarmıyorsa bil'ki o da kendisini günah ve kötülükten alıkoyacak hayadan mahrum ve hayasız biridir.
HAYALI İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ ise şöyledir
- Allah tan utanırlar Allahtan utandıkları içinde insanlardanda utanırlar
. İmanları yüksek ve kavi olur.
. Amelleri zarif ve huşulu olur.
. Allah'ı önemsiyerek yaşarlar.
. Çirkin söz çıkmaz ağızlarından Sözleri tatlı ve derin olur.
. Davranışları yumuşak ve hikmetli olur.
. Üstüne başına ve hareketlerine çok dikkat ederler.
. Sürekli düzenli Kur'an okurlar.
. Allah'ı ve dinini herşeyden çok severler.
. Hz. Peygamberi ve Ehli beytini canından çok severler.
. Utanma duyguları çok yüksektir.
. Az ve öz konuşurlar.
. Nefislerini asla şımartmazlar.
. Okumaya ve düşünmeye düşkündürler.
. Sahabi olmaya gayret ederler.
. Ahirete bakarak yaşarlar.
. İnsanlara bakarak yaşamazlar.
. İnfaka çok düşkündürler.
. Yardımlaşmayı çok severler.
. Ehliyle iyi geçinirler.
. İnsanları kırmazlar.
. Hayvanlara eziyet etmezler.
. Sahip olduğu hiçbirşeye gerçekte kendi malı gibi bakmazlar.
. İyiliği ve güzelliği severler.
. Çirkinlikten ve utanmazlıktan uzak dururlar.
“Ey Adem oğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takva elbisesi… İşte o daha hayırlıdır.”
Takva elbisesinden kasıt haya utanma duygusudur. Mevlana derki“İnsan ile hayvan arasında bir tek fark vardır: O da utanma duygusudur” der.
Fıtratımıza konulmuştur haya duygusu, Semi’ ve Basir olan Allah’a ve meleklerine imandaki terakki sayesinde gelişmekte; hayâ duygusunun gelişmesiyle de, insan takvâ zırhıyla donanıp pek çok günahtan ve pek çok çirkin halden sakınıp korunarak, Rabbinin hoşnut olup meleklerin takdir edeceği salih ameller işlemeye yönelmektedir.
haya sahibi olmak ve hele hayada zirveye ulaşmak ne basit bir iştir, ne de kolay ve sıradan bir iş... Haya, imandandır ve imandaki terakki sayesinde bu duyguda bir genişleme ve derinleşme yaşanmaktadır.
Hz. Osman denildiğinde akla gelen vasıflardan ilkini, ‘haya’ teşkil ediyor.
Hz. Osman’da temayüz eden bir vasıf olarak hayanın onun nice büyük ve parlak yıldızı dahi geride bırakacak şekilde faziletçe o derece yükselmesine nasıl vesile olduğunu ise, en başta, yine peygamberin ’in hayaya dair hadisleri sayesinde anlıyor insan
Haya imandandır” buyuruyor sevgili Peygamberimiz. Onun, yine buyurduğu bir başka hadisi ise, “Haya imandan bir şubedir” diye bildiriyor. Yine Hz. Peygamber’in öğrettiği üzere, “Hayânın hepsi hayırdır” ve “Hayâ ancak hayır kazandırır.”
İşte, hayanın niye ‘imandan’ ve de ‘imanın bir şubesi’ olduğunu anlayabildiği ölçüde, hayası karşısında ‘meleklerin dahi kendisinden utandığı’ Hz. Osman’ın neden bu derece yükselebildiğini de anlıyor insan.
Ne mutlu hayatını hayayla hayatlandıranlara! Ne mutlu, bir kutupyıldızı misali, hayatında ve hayasında Hz. Osman’ı kılavuz tutanlara...
Derleyen Süveyda İLGAR
